× Anasayfa Çalışma Alanları Makaleler İletişim




0553 223 83 90 info@avahmetakyuz.com

İdari Yargıda Yürütmenin Durdurulması

İdari Yargıda Yürütmenin Durdurulması


İdarenin yapmış olduğu bir işlemin hukuksal olarak ortadan kalkması için; yargı kararıyla iptal edilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla işlem, hukuka aykırı dahi olsa iptal edilinceye kadar hukuken geçerli bir şekilde varlığını sürdürür. Zira Danıştay’da veya İdare Mahkemeleri’nde iptal davası açılması, idarenin işleminin yürütülmesini durdurmaz. Bu nedenle yargı makamınca yürütmenin durdurulması için ayrıca bir karar verilmesi gerekmektedir. Yürütmenin durdurulması kararının verilmesiyle birlikte; söz konusu idari işlem, kurulduğu andan itibaren hukuken ortadan kalkar. Yani, yürütmenin durdurulması kararı ile dava konusu işlemin yapıldığı andan önceki durumun geri gelmesi sağlanmakta ve kişiler dava sonuçlanıncaya kadar bu işlemin olumsuz etkilerinden korunmaktadır.

 

Yürütmenin durdurulması, idarenin yetkisini hukuka aykırı şekilde kullanması sonucunda açılan bir iptal davasında, davacı tarafın talebi üzerine, yapılan idari işlemin yürütülmesini dava sonuna kadar askıya alan, onun uygulanmasını durduran geçici nitelikte bir karardır. Anayasa Mahkemesi de 02.10.2014 tarihli, 2014/149 E. Ve 2014/151 K. sayılı kararında; ‘‘… iptal davası sonuçlanıncaya kadar hukuka aykırı idari işlemin olumsuz etkilerinden korumak, ileride giderilmesi veya düzeltilmesi imkânsız veya zor olan durumları önlemek, idarenin hem olası bir tazmin yükünden kurtarılması hem de hukuk sınırları içinde kalması sağlanarak hukuk devletinin kesintiye uğramadan devamını temin etmek amacıyla yürütmenin durdurulması kurumu öngörülmüştür’’ şeklinde hüküm kurmuştur. İdari işlemin uygulanmasıyla telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı durumlarda, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi, kişilerin hak arama özgürlüklerini etkili biçimde kullanabilmelerini sağlayan önemli bir imkân olup bu imkânı ortadan kaldıran veya etkisiz hâle getiren bir düzenleme, Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil edecektir.

 

Yürütmenin durdurulması kararının verilebilmesi için gerekli bazı şartlar vardır. Bu şartlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 27/2. maddesinde şu şekilde belirtilmiştir;

 

  • İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması gerekmektedir.
  • İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekmektedir.

Bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (İYUK m.27/2)

 

Yürütmenin durdurulması istemli davalarda İYUK 16. maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. (İYUK m.27/5)

 

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. (İYUK m.27/6)

 

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARINA İTİRAZ

 

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar;

  • Danıştay Dava Dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına,
  • Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı en yakın Bölge İdare Mahkemesine,
  • İdare ve Vergi Mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı Bölge İdare Mahkemesine,
  • Çalışmaya ara verme süresi içinde ise idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hakimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye,

kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. (İYUK m.27/7)

Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. (İYUK m.27/10)

 

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARININ SONUÇLARI

 

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İYUK m.28)

 

TEMYİZ VEYA İSTİNAF İSTEMLERİNDE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

 

Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi İYUK 27. maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır. (İYUK m.52/1)

Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir.(İYUK m.52/4)

Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur. (İYUK m.52/5)

 

Avukat Ahmet AKYÜZ / İZMİR

 

 

#İdari Yargı Avukatı  #İzmir Avukat  #İzmir İdare Avukatı  #Yürütmenin Durdurulması  #İzmir Hukuk Bürosu #İdari Yargı Tazminat
#İzmir İdare Davası Avukatı #İdari Yargı Yürütmenin Durdurulması #Sarnıç Hukuk Bürosu  #İzmir Kamulaştırma Davası  #İdare Mahkemesi
#Gaziemir Sarnıç Avukatı  #Menderes Avukat  #Torbalı Avukat  #Sarnıç Avukat  #İdareye Karşı Açılan Davalar #İdarenin İşleminin İptali