× Anasayfa Çalışma Alanları Makaleler İletişim




0553 223 83 90 info@avahmetakyuz.com

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı Boşanma Davası


Anlaşmalı boşanma, boşanma iradesi gösteren her iki tarafın boşanma sebebiyle ortaya çıkacak tüm konularda; yani varsa çocukların velayeti, nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi hususlarda ortak bir karara varmaları sonucu açılan boşanma davası türüdür. Anlaşmalı boşanma davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının bir türü olarak düzenlenmiştir.

Boşanma süreci, her ne şekilde olursa olsun fazlasıyla yıpratıcı zor bir süreçtir. Bu nedenle bu zor sürecin en az hasarla atlatılabilmesi adına; yıllar sürebilecek çekişmeli boşanma davaları yerine anlaşmalı boşanma yoluna gitmek iki taraf içinde çoğu zaman daha sağlıklı olacaktır. Uygulamada da taraflar; çekişmeli boşanma davalarının uzun sürmesi, eşlerin haklılıklarını ispatlamak amacıyla tanık vb. delillere başvurması, çekişmeli davalarda aile sırrı olarak saklanması gereken sırların aleni hale gelmesi ve diğer hususlar dikkate alındığında, daha hızlı sonuca ulaşabilmek ve süreci daha az hasarla atlatabilmek adına genellikle anlaşmalı boşanma yoluna başvurmaktadırlar.

Kanunumuza göre anlaşmalı boşanma davası açabilmek için bir takım şartlar bulunmaktadır.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASININ ŞARTLARI

 

Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için gerekli şartlar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında belirlenmiştir. Bu şartlar;

 

  • Anlaşmalı boşanma başvurusu sırasında evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.

Evlilik tarihinden itibaren resmi olarak en az bir yıl geçmiş olmalıdır. Bir yıldan daha kısa süren evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamamaktadır. Bu sürenin getirilmesindeki amaç; eşlerin birbirlerini daha iyi tanımalarını sağlayarak evlilik birliğinin henüz başında olan çiftlerin boşanmalarını önlemektir.

 

  • Eşlerin boşanmak için birlikte başvurmaları veya bir eşin açtığı davanın diğer eş tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir.

Uygulamada bu şarttaki ikinci seçenek kullanılmaktadır. Yani eşlerin birinin açtığı dava diğeri tarafından kabul edilmektedir.

 

  • Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekmektedir.

Tarafların her ikisi de avukatla temsil edilseler bile eşlerin anlaşmalı boşanma davasına bizzat katılmaları ve boşanma konusundaki iradelerini açıklamaları gerekmektedir. Bu şartın amacı, anlaşmalı boşanma protokolünde bulunan bazı maddelerin hak ihlali doğurması ve bu ihlalden taraflardan birinin bilgi sahibi olmaması durumlarının önüne geçilmesidir.

 

  • Hâkimin boşanmanın mali sonuçlarına ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeleri uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazırlayacakları anlaşmalı boşanma protokolündeki tüm konularda anlaşmaya varmalıdır. Hâkimin, anlaşmalı olarak boşanma kararı vermesi için; maddi ve manevi tazminat ve nafaka konularında taraflarında kabul ettiği düzenlemeyi uygun görmesi şarttır. Taraflar varsa çocukların velayeti konusunu da protokolde açıklamalıdırlar. Kişisel ilişki ve iştirak nafakası hususunda da hâkimin onayı gerekmektedir.

 

Bu şartların varlığı halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve mahkemece başka bir delil aranmaksızın tarafların boşanmalarına karar verilir. Eğer anlaşma herhangi bir şekilde yerine getirilmez ya da taraflardan biri anlaşmayı bozarsa dava çekişmeli boşanma davasına dönüşür.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ NEDİR?

 

Anlaşma boşanma protokolü, anlaşmalı boşanma davasında mutlaka hazırlanması gereken önemli bir hukuki metindir. Tarafların boşanma ve boşanmanın eki niteliğindeki hususlarda anlaşarak boşanma davasının neticelenmesi için ortaya koydukları iradenin ve anlaşmanın yazılı bir şekilde düzenlenmiş halidir. Anlaşmalı boşanabilmek için mutlaka boşanma protokolü hazırlanması gerekmektedir.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜNDE YER ALMASI GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR?

 

  • Nafaka konusu ile ilgili olarak; nafakanın türü ve miktarı, nafakayı kimin alıp kimin ödeyeceği, nafakanın nasıl ödeneceği açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmiş olması gerekir.
  • Tazminat konusu ile ilgili olarak; tazminatın miktarı, tazminatı kimin ödeyip kimin alacağı, nasıl ödeneceği, ne zaman ödeneceği, ne ile ödeneceği ilgili konuların açık ve şüpheye yer bırakmayacak belirtilmesi gerekmektedir.

  • Mal Paylaşımı ile ilgili olarak; taşınır ve taşınmaz mallara, ortak konuttaki ev eşyalarına, ziynet eşyalarına vs. maddi değeri olan her şeyin aidiyeti bu protokolde kesin olarak belirtilmelidir.

  • Velayet konusu ile ilgili olarak; velayet konusu olan çocukların tam isimleri, tam doğum tarihleri, velayetin hangi ebeveyne bırakılacağı ve velayeti bırakan eşin çocuklar ile görüşmelerini düzenlendiği koşulların son derece net ve yanlış anlaşılmaya yer vermeyecek şekilde olması gerekmektedir. Ayrıca velayeti bırakan eşin çocuklar ile görüşme şekli, görüşme yeri, görüşme zamanı, çocukları teslim şekli ile ilgili olarak açıklıkların getirilmesi de gerekmektedir.

  • Yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ilgili olarak; bu ücretleri kimin ödeyeceği veya böyle bir talebin olup olmadığı protokolde açıkça belirtilmelidir.

  • Tarafların başkaca talepleri olup olmadığı, protokolün kaç maddeden ibaret olduğu, protokolün tarihi ve tarafların ıslak imzaları protokol sonunda düzenlenmelidir.

 

Ayrıca tüm protokol maddeleri sözlü olarak da hâkim karşısında okunduktan sonra taraflara teker teker anlaşma maddelerini kabul edip etmedikleri sorulur. Hâkim bu anlaşılan konular üzerinde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Çocukların üstün menfaati veya hakların ihlali ile ilgili bir şüphesi olursa gerekli gördüğü değişiklikleri yapar ve ancak her iki tarafta bu yapılan değişiklikleri onaylaması durumunda boşanma gerçekleşir.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI NEREDE AÇILIR?

 

  • Yetkili mahkemeye ilişkin olarak; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 167. maddesi; “Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir” demektedir. İşbu kanun maddesine göre davacı, boşanma davasını eğer kendisi yerleşim yerini değiştirmiş ise bu yer mahkemesinde, dilerse boşanmak istediği eşinin yerleşim yerinde veya son defa 6 aydan beri eşi ile birlikte oturduğu yer mahkemesinde açabilir.

 

  • Boşanma davalarında görevli olan mahkemeler ise Aile Mahkemeleridir. Taraflar, boşanma davası açmak için boşanma dilekçeleri ile Aile Mahkemelerine başvurmalıdırlar. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise boşanma davası, Aile Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır.

 

Avukat Ahmet AKYÜZ / İZMİR

 

 

#Boşanma Davası Avukatı #İzmir Avukat  #İzmir Boşanma Avukatı  #Anlaşmalı Boşanma #İzmir Hukuk Bürosu #Boşanma Davası Tazminat
#İzmir Anlaşmalı Boşanma Avukatı #Anlaşmalı Boşanma Davası #Velayet Davası  #İzmir Boşanma Davası  #Anlaşmalı Boşanma Protokolü
#Gaziemir Sarnıç Avukatı  #Menderes Boşanma Avukatı  #Torbalı Boşanma Avukat  #Anlaşmalı Boşanma Davası İzmir #Boşanma Davası